Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim Haziran 16, 2007
Posted by vaveyla in Güncel Konular, Hayata Dair, Şiir.3 comments

Ben hayatta en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yerden bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü ha düşecek
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Bilmezdi ki oturduğumuz semti
Geldi mi de gidici – hep, hep acele işi
Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi
Atlastan bakardım nereye gitti
Öyle öyle ezber ettim gurbeti
Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul’a
Bi helallaşmak ister elbet , diğ’mi oğluyla!
Tifoyken başardım bu aşk oy’nunu,
Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu,
En son teftişine çıkana değin
Koştururken ardından o uçmaktaki devin,
Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için
Açıldı nefesim, fikrim, canevim
Hayatta ben en çok babamı sevdim.
Can Yücel
.. Babalar günü kutlu olsun..
.. Böyle bir günde Babamı kaybedişimin 9.yılı, Allah (c.c.) rahmet eylesin..
..Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman.. Haziran 13, 2007
Posted by vaveyla in Güncel Konular, Hayata Dair, Video, Şiir.4 comments
Ihlamur çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sadığım, sadığım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Bahattin Karakoç
Uzak Haziran 7, 2007
Posted by vaveyla in Güncel Konular, Hayata Dair, Şiir.4 comments

İlle gerek mi özlediğimi söylemek
Ya da sevdiğimi seni
Hem gelecek günlere bıraktım seninle olmayı
Seninle ölmeyi bir güzel
Seninle..
Cahit Zarifoğlu (vefatının 20.yılı anısına)
Fetih ve Fatih Mayıs 30, 2007
Posted by vaveyla in Güncel Konular.1 comment so far
| Fatih’i Fatih yapan niyetinin büyüklüğüdür | |
Hedefe ulaşmak, önce hayal etmekle başlar. İdeallerimize zihnimizde planlamadan ve gereken iradeyi, çalışma ve gayreti sergilemeden ulaşamayız. Hedefe ulaşma adına hayal etme elbette yeterli değildir. Hayaller gerekli olan maddi ve manevi donanımla desteklenmezse hedefe ulaşılması imkansızdır. İstanbul fatihi, Fatih Sultan Mehmet daha çocuk yaşta bu yola gönül koymuş, duygu ve düşünce dünyasını fetih hayalleriyle süslemiş, oyunlarında İstanbul’u bir değil belki yüzlerce kere fethetmişti.Fatih, İstanbul’u fetheden muzaffer bir kumandan olmasının yanında, medresede kendisine ayrı oda tahsis edilecek seviyede ilim ve aynı ölçüde bir kalp ve ruh insanıydı. Bir diğer ifadeyle o, madde ve manayı birbiri içinde bütünleştirip bünyesinde barındıran bir alperendi. Devamını Okumak İçin “Fetih ve Fatih” |







